5 Mart 2015 Perşembe

Abdullah Çağrı ELGÜN: "Edebi eserler, insan ve toplum için bir ihtiyaçtır..." (KAYSERİ, ANADOLU HABER)

Abdullah Çağrı ELGÜN
Abdullah Çağrı ELGÜN: 
"Edebi eserler, insan ve toplum için bir ihtiyaçtır..."
Kültür sanata dair yaptığımız söyleşilerimizin bu haftaki konuğu Yazar Abdullah Çağrı Elgün oldu. Eserleri birçok dergi ve gazetede yayımlanan, aynı zamanda ‘Kültür İstilası’ adlı kitabı ‘Yüzyılın en iyi 100 kitabı’ arasında gösterilen Yazar Elgün ile sanata ve edebiyata dair yaptığımız söyleşide sanat ve edebiyat konularını irdeledik. Gerçekleştirdiğimiz söyleşide Yazar Elgün, sanatın ve edebi eserlerin insan ile toplum için bir ihtiyaç olduğunu vurguladı.
BİZE KENDİNİZDEN BAHSEDER MİSİNİZ?
Kayseri’de dünyaya geldim. Kayseri Atatürk İlkokulu, Fevziçakmak Ortaokulu, Kayseri Lisesini bitirdim. Ankara Gazi Eğitim Fakültesi'nde lisans, Erciyes Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitülerinde Türk Dili ve Türk Dilleri üzerine master yaptım. İlk Yaz Dergisi, Gevher Nesibe Dergisi ve Gevher Nesibe Dergisi Haber Bülteni ile Türk Ocağı Dergisinin Kurucularından ve Gevher Nesibe Dergisi Haber Bülteni ile Gevher Nesibe Dergisi ve Türk Ocağı Dergilerinin Genel Yayın Yönetmenliğini yaptım. Erciyes, Gülpınar, Hakses, Doğuş Edebiyat, Küçük Dergi, Çınar, Töre, Kayseri İl Yıllığı, Kayseri’de Sağlık, Yeşilay, Laçin, Geçit, Çemen, Yeniden Diriliş, Kayseri Kültür Ocağı, Türk Ocağı, Aydınlar Ocağı, Türk Yurdu, Türk Edebiyatı, Türk Dünyası Tarih, Artı Eğitim, Anasam, Orkun, Kurultay, Gökkubbe, İlesam Haber, gibi çeşitli gazete ve dergilerde eserlerim ve hakkımda yazılar yayınlandı. Kayseri Hakimiyet, Kayseri Haber, Kayseri Anadolu Haber Gazetelerinde uzun yıllar köşe yazarlığı yaptım. Kayseri Özvatan Haber Bülteni, Sağlık Sen Haber Bülteni, Kayseri Devlet Hastanesi Haber Bülteni, Hoca Ahmet Yesevî Üniversitesi Haber Bülteni, gazete, dergi ve haber bültenlerinde yazılarım yayınlandı.
SİZE GÖRE GÜNÜMÜZDE İNSAN VE TOPLUM İÇİN EDEBÎ ESER BİR İHTİYAÇ MIDIR?
Abdullah Çağrı ELGÜN
Biz, edebî eser denilince ne anlıyoruz? Daha doğrusu ben ‘edebî eser’ sözünden ne anlıyorum. Edebî eser nedir? Edebî eser denilince, adından da anlaşılacağı gibi zamanın bütün dilimlerine hitap edebilendir. Edebî eser ritmi, duyguyu, ahengi ve melodiyi yakalamış, bütün insanların okudukları, gördükleri veya duydukları zaman ondan etkilendikleri ve ellerinden bir türlü düşüremedikleri eserdir. Edebî eser bizi kendi içimizde, kurulmuş dünyamızdan alıp; başka dünyalara, başka diyarlara, başka ufuklara taşıyabilen eserdir. Edebî eser kalıcı, dayanıcı, direnici, yılların bir türlü yıpratamadığı eserlerdir. Edebî eserler her zaman taze her zaman orjinal ve her zaman ve her devirde insanların okudukları, dinledikleri veya seyrettikleri zaman mest olduğu tekrar tekrar dinlemek, seyretmek gibi bir iştiyakla yanıp tutuşabilecekleri eserler akla geliyor.
Böyle bir eser, insan ve toplum için bir ihtiyaçtır; çünkü edebî eser insan duygularını yumuşatıcı, hislerini düzeltici rolü üstlenir. Edebî eser insan ruhunu eğitici, teskin edici, güzel duyma, güzel düşünme, güzel görme, güzel davranma, güzelden zevk alma, güzele varma, güzeli anlama ve güzele meyletme alışkanlıkları kazandırır. Böylece toplum da güzelliklerle dolup taşar ve güzelleşir. Güzeli bulup güzel olur. Güzele bakar, güzel görür, güzel düşünür. Kısaca güzelle mayalanır. Onun için toplumun düzelmesi toplumun güzellikler içinde mutlu, refah ve sükûn içinde kalkınmasının temeli de edebî eserlerin çoğaltılması ve nesillerin bu eserlerle beslenmesi, ruhlara sindirilmesinden geçer.
KAYSERİ'DEKİ KÜLTÜR, EDEBİYAT VE SANAT ÇİZGİSİNİ NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ, KAYSERİ'DEKİ BU DURUMU KISACA ANLATIRMISINIZ?
Kayseri tarihte olduğu gibi sanat ve kültürün merkezi, odağı olmasına rağmen istisnalar dışında, istenilen ölçüde sanatçı yetiştirmiş değildir. İstisnalar dışında diyorum; çünkü bir kaç kişinin çıkmış olması Kayseri’de bu havayı yakaladığımız anlamına gelmez. Mimar Sinan, Seydi Burhaneddin, Erkiletli Aşık Hasan, Develili(Everekli) Seyranî gibi sanat erbapların dışında kalmış kişiler de belki ciltler dolusu kitaplar tutacak değerde eserler bırakanlar vardır. Ne yazık ki bunlar, yazarlar katoloğunda, şairler tezkirelerinde veya tozlu raflardan öteye geçememişlerdir. Kültür Kayseri’de her zaman bir yerlerdedir. Kayseri, kültürü yakalamıştır; fakat özellikle son dönemlere damgasını vuracak, Türk milletine, giderek dünyaya hitabeden sanatçı, edebî eser sahibi yetiştirememiştir. Bu ise bir eksikliktir. Kayseri için bir eksikliktir. Türkiye için bir eksikliktir. Dünya için bir eksikliktir. Düşünen, duyan, üreten; üretmek için çok; fakat çok çalışan insanlar lazım. Bu çizgiyi yakalamak gerekiyor. Bugün önümüze gelen herkes sanatçı veya öyle lanse ediliyor, oysaki bunların ne bir eseri var ne meydana çıkmış bir kitabı. Sadece parası, popülist veya kariyeri, mevkisi için plakete, ödüle layık görülüyor, sırtı sıvazlanıyor. Olması gerek bu değil; şimdi Kayseri, hatta Türkiye bu çizgide.
“Erbâb-ı teşâur çoğalıp şâir azaldı.;
Yok öyle değil şairin ancak adı kaldı” diyen şair Muallim Naci, bu beyiti sanki bugünler için söylemiş gibi...
KAYSERİ’DEKİ SANAT ADAMI HANGİ KÜLTÜR BOYUTUNU YAŞIYOR VEYA YAŞATIYOR?
Bu soru ikinci sorunun içinde yatıyor. Bana göre Kayseri’de sanat adamı hem çok hem de yok… Benim anladığım ve düşündüğüm birinci sorunuzda izah ettiğim edebiyata kollarını uzatmış, her devirde ve her zamanda konuşulabilecek, olay olabilecek, yüzyılların süzgecinden geçerek diğer zamanlara, diğer çağlara ulaşabilecek sanatçıyı ve eseri kastediyorum.Yoksa
Kayseri’de sanatçı çok. Kayseri şimdi bu son sözümüzün çizgisinde sanatı bu boyutta yaşıyor ve yaşatıyor sanatçılara muhtaç. Hiç mi yok? Elbette Yoğunburç Sanat Akşamlarına bir çok sanatçı geliyor. Bakın görün dediğimiz kıstası yakalayabilecek kaç sanatçıyı bulabiliriz?
KAYSERİ’DE Kİ YAZAR, ŞAİR VE FİKİR ADAMLARININ SIKINTILARI NELERDİR?
Kayseri’de sanatçıların sıkıntıları kendileridir. Yazarlar, şairler sanatçılar bir türlü kendileri olamadıkları için bir çok sıkıntılar olabilir. Kitap satamama, kitabı yayınlatamama, yayıncıyla anlaşamama, yayıncıdan telif ücreti alamama, kendi bastırmış ise dağıtamama gibi daha bir çok sıkıntılarla karşı karşıyadır.
Yazar ve şairlerin sıkıntıları kendileridir. Sanatçılar bir türlü kendileri olamadıkları için günün popülaritesini yakalayamamışlardır. Günü yakalamış olanlar sanatçılar ise, gazetelerde boy boy gözükmekte, basında yer almakta, televizyonlarda hergün kitap veya diğer tür eserlerini imzaya getirenlerin kalabalığından kitapları yok satmaktadır. Bu sanatçıların da kitaplarını satamayan ve bastıramayanlardan başkaca sıkıntıları var mı bilemem. İçine hiç bir şey yazılmadığı halde “boş”, “Bu Bir Boş Kitaptır” diyerek başlık koyanlar, el yazısıyla kitap basanlar, kitap diye karalayarak imzalarla dolduranların, bu yazdıkları edebî eserleri nasıl yok sattıklarını öğrenmek gerekir. Diğerlerine de tavsiyem, onlara danışmalı bu popülariteyi nasıl yakaladıkları konusunda biraz ‘tüyo’ aldıktan sonra o yolda ilerlemeleridirler.
YAZMAKTAN VAZGEÇTİĞİNİZ ZAMAN OLDU MU?
On yıl yazmayı bıraktım. Şimdi yeniden yazıyorum.1980’da ‘Düşten Öteye’ adlı kitabım çıktığında Kayseri’de kitaplı şair yok denecek kadar azdı. Yaşayanları kastediyorum; belki de yoktu. 1977 veya 1978’de bu kitabımı çıkarabilseydim. Şimdi çok satan bir şairdim. Kısmet değilmiş. 1980 Eylül İhtilâli kitaba ideolojiye ve kültüre de darbe vurdu. Çoğu elinde, evinde sandığında binlerce kitabı bağ evinde köyünde veya kırda, yazıda yaktı veya toprağa gömdü. Çürümeye terk etti. O güzelim nadide kitaplar yok olup gittiler. Yeni kitaplara da her kesim yüzünü buruşturup geçti. Bastırdığım kitabım hakkında çeşitli dergilerde yayınlanan yazıları biriktirme imkanı olmadı; ama o zamanlar çıkan dergilerde ve uzman kişilerden yapılan tenkitli ve tanıtıcı yazılarla çoğu dergide bu kitaptan söz ediliyordu. Hatta ‘Kültür İstilâsı’ adlı kitabım; ‘Yüzyılın en iyi 100 kitabı’ içerisinde yayınlandı.
Şimdi yeniden yazıyorum. Elimde baskıya hazır yaklaşık on beş kitap var. Bunlardan dördü şiir, diğerleri halk kültürü üzerine.
KAYSERİ’DEKİ KÜLTÜR SANAT VE EDEBİYAT HAYATININ GELECEĞİNİ NASIL GÖRÜYORSUNUZ?
Kayseri’de her zaman olduğu gibi gelecekte de kültür sanat ve edebiyat varlığını devam ettirecektir. Büyük, çok büyük sanatçılar çıkar mı bilinmez; ama büyük olmak için düşünmek, büyük olmak için yazmak, ebedî olmak için ‘çalışmak çalışmak çalışmak’ lazımdır. Ben hep şuna inanırım. İnsan eğer yazacaksa buna zaman ayırması, mesaisini buna sarfetmesi, zamanını bununla geçirmesi gerekir. İlham alacağım, ilham gelecek, duygular yoğunlaşacak. Sanatı meydana getiren yüzde 99’çalışma, yüzde 1’de ilhamdır. Bu anlayış büyük düşünüş edebî eseri ve sanatçısını meydana getirir. Yüz eser yazmak yerine tek bir eser yaz; ama ebedî ol. O eser seni geleceğe gelecek kuşaklara ve daha da geleceklere taşısın. Adın tozlu kitap raflarında, arşivlerde değil, gönüllerde, söylediğin sözler dillerde ve günlük konuşmalarda yaşayıp ebedîleşsin.. Bu sana yeter. Kayseri kültürünün geleceği bu asfaltta kalmamalı, betonarme yollara, mozaik kaplı, som mermer, çelik kalıplar atılmış yollara taşınmalıdır diye düşünüyorum.
Kayseri’de bu potansiyel var. Kayseri şair ve yazar olarak yaklaşık bin beş yüz sanatçıyı bağrında barındırıyor. Bu kadar sanatçının olduğu şehrin geleceği de var demektir. 
KAYSERİ’NİN SOSYAL HAYATINDA KİTABI ÖNEMLİ BİR UNSUR HALİNE GETİRMEK VE OKUYUCUYU HAREKETE GEÇİRMEK İÇİN NELER YAPILMALIDIR?
Öncelikle güzel yazmak bizim insanımızı tanımak ve bizim insanımızın ruhuna, gönlüne ve inancına hitap etmek gerekir. Bunu yaparken bizi biz yapan değerlerden asla taviz vermeden, taassuba, köhneliğe, geriliğe kaçmadan yazmak gereklidir. Daima ileri hamleler yaparak, günü dünle birleştirmek gerekir. Bizim bir zamanlar beş yüzden fazla devleti bir şemsiye gibi, bu gök kubbenin altında nasıl birleştiren bir anlayışla, bir ve beraber yaşamış; ve yedi yüz yıl bunu nasıl başarmış olmamızdaki gerçeği sorgulayarak; ve bu ruhla yazmak gereklidir.
Günü kurtarma çabasından uzak yazdığımız gün, bunu başarabileceğimizi düşünüyorum. Kitabı sosyal hayata sokmanın bir çok yolu vardır. Çanaklarda, çömleklerde, tişörtlerde bluzlarda, hediyelik eşyalarda bir yığın söz ve klişeleşmiş yabancı yazılar görüyorum. Onlar şiiri ve güzel sözleri işliyorlar. Biz de bunları çinilere, duvarlara, tabaklara, tişörtlere, pantolonlara ve hediyelik eşyalara bir şiirin tamamı, etkili bir söz veya dörtlükler halinde yazabiliriz. Bunları da satabiliriz. Biraz da ticarî düşünmek gerekiyor. Kitaplar öyle kaliteli ve renkli kağıtlara basılmalı ki ‘al beni’ demeli. Hatta bunlar renkli fotoğraflarla desteklenmeli, karikatürlerle süslenmeli, resimlerle bezenmeli. Her tür boyda ve her cebe girebilecek tarzda değişik baskı ve tiplerde kitaplar, kartpostallar, vazolar, hediyelik eşyalar, armalar, biblolar, kokartlar, ödüller olabilmelidir.
Çikolata kutularına, kıymet ifade eden parfüm, sigara, puro, şarap şişelerine bile bir dörtlük yazmak mümkündür diye düşünen biriyim. İşte şarabın etkisini mestliğini anlatan bir şiir öylesine estetik bir dizgi ile kıvrıla kıvrıla rulo bir kağıttaymış gibi duran iki üç dörtlük. Onu içenlere kim bilir hangi dakikaları yaşatırdı acep? Tespihlerin boncuklarına gizlenmiş üç beş satır onu çekenlere neler söylemez? Sigaraya, bir piponun ağacına veya uzun koluna yazılmış bir şiirin içenlere hatırlatacakları çok şeyler olmalı diye düşünüyorum. Kahve fincanlarına, biblolara, kristal küreler bir veya bir kaç dörtlük sığdırılabilir diye düşünürüm.
Düşünceler her zaman dar kalıplardan arındırılarak, yaygın araçlarla anlatılabilirse önem kazanır ve yerleşir. Kayseri’de şiirlerin; veya romanlardaki güzel bir sözün yazılabileceği o kadar çok envanter üretiliyor ki kitabı sosyal hayata sokamamak gibi bir çaresizlikten söz etmek mümkün değil. 24 Şubat 2015, Salı 12:30:07

ABDULLAH ÇAĞRI ELGÜN; ÖLÇEK GAZETESİ, KARS - 11.04.2011, Songül DÜNDAR

ABDULLAH ÇAĞRI ELGÜN
Songül Dündar
Sevecen,
Sabırlı,
Okumaya müptela,
Anlattığı dinlenen,
Söylediği anlaşılan,
Eleştirirken yapıcı,
Tam bir dost insan
Abdullah Çağrı Elgün….
        Erciyes TV’de, dört yıl boyunca kültür üzerine program yapıp, gruplarla sohbet programları düzenledi. Halk Âşıkları programı ve diğer kültür programlarını yaptı. Kültür programlarına öncülük etti.
        Türkçe Lehçeleri, Rus Dili ve İngilizce bilen ELGÜN, aynı zamanda iyi bir eğitimcidir.
        Abdullah Çağrı Elgün; olgun bir yazar ve olgun bir şair olmanın yanı sıra, çok iyi bir eleştirmendir. Eleştirmenlik konusundaki sabrı; abartısız “Peygamber Sabrı”dır. Bir insan, bir öykü kitabını veya bir romanı ancak bu kadar dikkatle okuyup, bu kadar sabırla inceleyebilir. Benim hem öykü kitabımın, hem de romanımın irdelemesini ve eleştirisini yapan Abdullah Çağrı Elgün’ü yakından tanıma şansım oldu. Takdirlerimi gizlemem mümkün değildir. Bu denli olgun kalemin sahibi olan yazarın, şair yönünü sizlerin de takdirlerinize bırakıyorum.
İşte, Abdullah Çağrı ELGÜN’ün bir koçaklama şiiri:

DÜNYA PARMAĞIMDA SIRALANMALI

Dünya parmağımla sıralanmalı     
Hey yiğitler bugün bir savaş ola
Seyredenler gördüğünden zevk ala
Gafiller bu işe şaşırıp kala
Ter boşalıp beden haralanmalı

Savaş değil burda zelzele ola
Her yanı, bir çığlık, velvele ala
Yer yarılıp düşman içine dola
Yiğit kim, dönek ki, aralanmalı

Yürekleri, cenk ateşi sarmalı
Kurşun, çelik yelekleri yarmalı,
Yiğit, en ön safta düşman yarmalı,
Er göğsünde gülle, sıralanmalı.

Bire bu meydanda bin tufan ola
Gömleğimiz al kanlar ile dola
Analar, bacılar saçını yola,
Her yanımız, yara berelenmeli

Yiğit doğan olup, inip varmalı
Düşmanı velvele, korku sarmalı
Vurunca pençeyi, göğsü yarmalı
Düşman, başı dönüp saralanmalı.

Bir şahin misali; kuzgun leşine
Nice kelleleri alıp döşüne
Bir kasırga tufan; salıp, peşine
Bir sağa bir sola turalanmalı

En kavi sanılan, yere dalmalı
Kimisin, enseden tutup almalı
Kimisni yerden, yere çalmalı
Kimi dere, bayır körelenmeli.

Kim, düşmandan böyle günde kaçarsa
Er içine, korku salıp saçarsa
Teslim için, beyaz bayrak açarsa
Korkak, lime lime paralanmalı

Böyle savaş namertlere zay ola
Yiğidin, merdine kısrak, tay ola
Savaş bize, düğün ola, toy ola
Meydan, sesimizle naralanmalı

Şimşekten bir Türk’üm ateş akarım
Yıldırımım, kasırgayım, yakarım
ÇAĞRI’yım ben bentlerimi yıkarım
Kötüleri kayalara çakarım
Dünya parmağımda sıralanmalı.

ABDULLAH ÇAĞRI ELGÜN’e nice başarı dileklerimle
KARS: 11.04.2011

www.songuldundar.com

28 Şubat 2015 Cumartesi

ABDULLAH ÇAĞRI ELGÜN

HAYATI HAKKINDA BİLGİLER
Adı soyadı: Abdullah Çağrı ELGÜN  

Bitirdiği Okul: GAZİ ÜNİVERSİTESİ ve  ERCİYES ÜNİVERSİTESİ  SOSYAL BİLİMLERENSTİTÜLERİNDE aynı anda MASTER YAPTI;   
      
ANABİLİM DALI: Türk Dili, Dilleri (Türkçenin Yabancılara Öğretimi)                                

Görevi: BASIN MÜŞAVİRİ

Medenî Durumu: Evli
Çalıştığı Yer: Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı İlk Göreve Başladığı Tarih: 16 Haziran 1980
(Sağlık Bakanlığı Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğü)
Kadro Derecesi: ¼
Hizmet Yılı: 30

Görev Yaptığı Yerler:

1980-1982, Ankara, Sağlık Bakanlığı, Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğünde ÖĞRENCİ İŞLERİ ile DEĞERLENDİRME  ŞUBESİ MEMURLUĞU,
1982-1983, Kayseri, İl Sağlık Müdürlüğü, Tayin ve AtamalarıDEĞERLENDİRME MEMURLUĞU,
1983-1984, Kayseri, İl Sağlık Müdürlüğü, Genel İdare Şefliği,
1984-1985, Kayseri, Sağlık Meslek Lisesi'nde Türk Dili ve EdebiyatıÖğretmenliği,
1985-1987, Kayseri, Sağlık Meslek Lisesi'nde Müdür Yardımcılığı,
1987-1993,Ankara, Keçiören Çevre Sağ. Mes Lisesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği,
1994-1995, Kayseri, Sağlık Meslek Lisesi Müdürlüğü,
1995-1997,Kazakistan, Abay Devlet Üniversitesi'nde DOĞU DİLLERİ DOÇENTLİĞİ YAPTI.
2000-2004,Kayseri, Erciyes Üniversitesi Türk Dili Derslerini okuttu.
2000-2004,KAYSERİ, SAĞLIK EĞİTİM ENSTİTÜSÜ'nde TÜRK DİLİ DERSLERİni okuttu.
2004-2006, Kayseri, Sağlık Eğitim Enstitüsü MÜDÜR YARDIMCILIĞI
2006-2008, Kayseri, Sağlık Eğitim Enstitüsü MÜDÜRLÜĞÜ
2008-2010, Ankara Sağlık Bakanlığı, Sağ. Eğitimi Genel Müdürlüğü EĞİTİM UZMANI;
2010-2014, Ankara Sağlık Bakanlığı Kamu Hast. Kurm. Kalite Gözlem ve Eğitim Daire Başkanlığı,
2014…     Halen SAĞLIK BAKANLIĞI, Halk Sağlığı Kurumu BASIN MÜŞAVİRİ olarak görevini yürütmektedir.

ÇEKTİĞİ DİZİ FİLMLER:

1) Ata Yurdunda Gezinti (26) Yirmi altı Bölüm.
2) Eşekli Kütüphane (9) Dokuz Bölüm

OYMADIĞI DİZİ FİLMLER :

“Beni Affet”; “Unutma Beni”, “Hıyanet Sarmalı”, “Rüzgârlı Sokak” ,“Deniz Yıldızı”

Kayseri’de dünyaya geldi. Kayseri Atatürk İlkokulu, Fevziçakmak Ortaokulu, Kayseri Lisesini bitirdi. 
Ankara Gazi Eğitim Fakültesi'nde LİSANS, Erciyes Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitülerinde Türk Dili ve Türk Dilleri üzerine iki yerde MASTER yaptı.

İlk Yaz Dergisi, Gevher Nesibe Dergisi ve Gevher Nesibe Dergisi Haber Bülteni ile Türk Ocağı Dergisinin Kurucularındandır. Ayrıca İlk Yaz Dergisi Yayın Kurulu Üyeliği; Gevher Nesibe Dergisi Haber Bülteni ile Gevher Nesibe Dergisi ve Türk Ocağı Dergilerinin Genel Yayın Yönetmenliğini yaptı.

Erciyes, Gülpınar, Hakses, Doğuş Edebiyat, Küçük Dergi, Çınar, Töre, Kayseri İl Yıllığı, Kayseri’de Sağlık, Yeşilay, Laçin, Geçit, Çemen, Yeniden Diriliş, Kayseri Kültür Ocağı, Türk Ocağı, Aydınlar Ocağı, Türk Yurdu, Türk Edebiyatı, Türk Dünyası Tarih, Artı Eğitim, Anasam, Orkun, Kurultay, Gökkubbe, İlesam Haber, Maki, Ölçek,(http://www.haberolcek.com/makale/563/abdullah--cagri--elgun.aspx) gibi çeşitli gazete ve dergilerde eserleri ve hakkında yazılar yayınlandı.  

Kayseri Hakimiyet,  Kayseri Haber, Kayseri Anadolu Haber Gazetelerinde uzun yıllar  köşe yazarlığı yaptı. Kayseri Özvatan Haber Bülteni, Sağlık Sen Haber Bülteni, Kayseri Devlet Hastanesi Haber Bülteni, Hoca Ahmet Yesevî Üniversitesi Haber Bülteni, gazete, dergi ve haber bültenlerinde yazıları yayınlandı.

Kayseri Halk Aşıkları Gününü organize etti. Elif Televizyonunda Salı ve Perşembe günleri, Başak Televizyonunda Salı ve Pazar Akşamları; Erciyes TelevizyonundaÜniversitenin akademik personeli ve konusunda uzman olarak tanınmış kişilerle dört yıl boyunca şiir, edebiyat, kültür programları ve aktüel konular olmak üzere, sohbet programlarını yaptı ve yönetti.

SOSYAL HAYATI:

Kayseri’de Elif TV. Başak TV. Erciyes TV’lerinde Tarihten Günümüze Türk Şiiri, Genel Kültür, Sohbet Programları Yaptı Öğretim Üyeleri, Aydın Kesim ve konunun uzmanları ileGRUP SOHBETLERİ yaptı ve AÇIK OTURUMLARI yönetti.

Kazakistan’ın Abay Devlet Üniversitesi'nde  DOÇENT olarak görev yaptığı sırada hazırladığı (Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Yakutistan Türk Cumhuriyetleri ile ilgili) yirmi altı bölümlük"ATAYURDUNDA GEZİNTİ" adlıTelevizyon Dizisi ERCİYES TV’de beş ay süreyle yayınlandı. SHOW TV’DE EŞEKLİ KÜTÜPHANE FİLMİ yayınlandı. Bir çok Devlet Programlarını dayöneten ve sunuculuğunu gerçekleştiren ELGÜN, Cumhurbaşkanı Süleyman DEMİREL, Başbakan Mesut YILMAZ ve hanımlarının açılış konuşmalarında da sunuculuk yaptı. 

Kayseri Hakimiyet Gazetesinde “ Gesi Belgeseli ” ve“Belgelerle Ermeni Günlüğü” adı ile fotoğraflı belgesel yayınladı. Aynı gazetede “Ufukların Ötesi” adı ile köşe yazarlığı yaptı.

Erciyes Üniversitesi Sabancı Kültür Sitesi’nde Rektör Mehmet ŞAHİN ve Kültür Spor Daire Başkanı Hüseyin CÖMERT döneminde, “Fotoğraflarla Türk Dünyasından Görüntüler”  adı ile bir  Fotoğraf   Sergisi  düzenledi. 
Kazakistan Almatı Televizyonunda“Türkiye’deki Cirit Oyunları” konulu bir konuşma yaptı. Kazakistan’ınTaldıkargon şehrinde, Kazak Türkçesive Türkiye Türkçesi ile “20.yy Klasik Türk Edebiyatçıları” konulu yirmi sayfalık bir Tebliğ sundu. (Abay  Devlet Üniversitesi Doğu Dilleri Kafetrası Tarafından Rusça olarak yayınlandı.) 
Halen, Haber Ankara’da Günebakış Gazetesi, Haberin Kıblesi (http://www.habergunebakis.com/haberdetay/864-Abidin-G%C3%BCneyli%E2%80%99nin-hayat%C4%B1-ve-eserleri.html) ; (http://abdullahcagrelgun.blogspot.com/2011/07/haberin-kiblesi-yazar-akademisi-on.html) ta da köşe yazarlığı yapmaktadır.
1 Nisan Dünya Şiir GünüKoordinatörlüğü,  Erciyes Üniversitesi Nisan Kültür ve Sanat Haftası  Şiir Koordinatörlüğü yaptı.

Uzun yıllardır, KUNG-FU, JUDO ve TEAK WAN DO (II.GIP) Uzakdoğu sporları yaptı. 1982 yılından 1986 yılına kadar KAYSERİ  Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü Teak Wan-Do  Bölge Ajanlığı, Uzakdoğu SPOR OKULLARINI ve SPOR müsabakalarını KOORDİNE ETTİ. KAYSERİ’deki TÜM UZAKDOĞU SPOR OKULARINDAKİöğrencilerin başarı belgeleri ve diplomalarını düzenleyip imza attı.

Kayseri/Develi’de, bütün Develihalkının katıldığı, ERMENİLER ve TEHCİR OLAYI konulu bir konferans tertipledi. Develi’de, “Göcekler Göğerince” “Bir Ölüm Trafik”, “Çanakkale Geçilmez” adlı piyesleri,Kayseri’den ordu komutanlarının da katıldığı büyük bir davette sergiledi.Kayseri Valiliği ve  İl Sağlık Müdürlüğünün işbirliği ile düzenlenen 21 Mart  2000 Nevruz Kutlamalarını yönetti ve sunuculuğunu yaptı.


FAALİYETTE BULUNDUĞU KURULUŞLUR:

1) Kayseri Ju Do Spor Kulübü(Yönetim Kurulu);
2) Kayseri Hilâl Ay Kung Fu  Spor Kulübü (Yönetim Kurulu),
3) Kayseri Teak Wan-Do  Bölge Ajanlığı,
4) Kayseri Kültür ve Turizm Derneği (KTKD),
5) Kayseri, Akkışla ve Yöresi Türkmenler Derneği,
6) Ankara, Gazi Eğitimliler Vakfı (GEMVAK),
7) Yörük Türkmenleri Vakfı (YÖRTÜRK),
8) Ankara Türkiye Gönüllü Eğitimciler Derneği Genel Merkezi,
9) Türkiye Makedon Dostluk Derneği Genel Merkezi,
10) Aydınlar Ocağı (Başkan Yardımcısı),
11) Türk Ocakları (Yönetim Kurulu Üyesi, Başkan Adayı),
12) Büyük Anadolu Konfederasyonu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı;
13) Ankara Türkiye Yazarlar Birliği Genel Merkez i(Yönetim Kurulu),(TYB),
14) Ankara İlim ve Edebiyat Eserleri Sahibi Meslek Birliği Genel Merkezi (İLESAM)
15) Ankara, Sağlık Sen Genel Merkezi (Üye) ..vb Kamu Yararına çalışan dernek kuruluş ve vakıflarda yöneticilik ve üyelik  görevlerinde bulundu.

ALDIĞI ÖDÜLLER


1) 1982 Yılı Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğünün Düzenlediği  “ EĞİTİM METODOLOJİSİ ve TEKNOLOJİSİ”  BAŞARI BELGESİ;
2) 1984 Yılı Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğünün Düzenlediği “ REHBERLİK ve DANIŞMANLIK”  BAŞARI BELGESİ;
3) 1984 Yılı TC. Gençlik ve Spor Bakanlığı Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü Kayseri Bölge BaşkanlığıCumhuriyetimizin 60.Yılı münasebetiyle ÜSTÜN HİZMET ve ŞÜKRAN  BELGESİ; 
4) 1991 Yılı Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğünün Düzenlediği “ TÜRK DİLİ ve EDEBİYATI HİZMET İÇİ EĞİTİMİ ” BAŞARI BELGESİ;
5) 1994 Yılı Erciyes Aylık Fikir ve Sanat Dergisinin 200. sayıya ulaşmasının anısına TEŞEKKÜR BELGESİ;
6) 1995 Yılı Bizim Gençlik Aylık Kültür ve Sanat Dergisinin düzenlediği  “ŞAİRLER ANTOLOJİSİ”  TEŞEKKÜR BELGESİ;
7) 1995-1997 Yıllarında Kazakistan Cumhuriyeti Eğitim Bakanlığı Almatı Abay Devlet Üniversitesi TARİH FAKÜLTESİ DEKANLIĞI, TEŞEKKÜR BELGESİ;
8) 1995-1997 Yıllarında Kazakistan Cumhuriyeti Eğitim Bakanlığı Almatı Abay Devlet ÜniversitesiREKTÖRLÜĞÜ DOĞU DİLLERİ BÖLÜMÜ, TEŞEKKÜR BELGESİ;
9) 1999-2000 Öğretim Yılında“CUMHURİYETİN 75. YILI”Çerçevesinde düzenlenen Öğretmenler arasında yapılan Makale Yarışmasında “ATATÜRK ÇAĞDAŞ EĞİTİM ve ÖĞRETMEN” konulu makâlesiyle İL BİRİNCİLİĞİ; 
10) 2000 Anadolu İlim ve Edebiyat Eserleri Meslek Birliği (ANASAM) “KAYSERİ ŞAİRLER GÜNÜ”,  TAKDİR BELGESİ;
11) 2000 Yılı, Kayseri Kültür ve Turizm Derneğinin düzenlediği  “1.DÜNYA ŞİİR GÜNÜ” dolayısı ile TEŞEKKÜR BELGESİ;
12) 2000-2001 Yıllarında “OSMANLI DEVLETİNİN KURULUŞU’NUN 700. YILI”çerçevesinde düzenlenen makâle yarışmasında “OSMANLI ve VELİAHT TÜRKİYE” konulu makâlesiyle İL BİRİNCİLİĞİ ve Türkiye GenelindeMANSİYON ve PARA ÖDÜLLERİ;
13) 2001 Yılı, Kayseri Kültür ve Turizm Derneğinin düzenlediği “2.DÜNYA ŞİİR GÜNÜ” dolayısı ile TEŞEKKÜR BELGESİ;
14) 2001 Yılı, Erciyes Üniversitesi’nindüzenlediği “ 2.KAYSERİ ŞAİRLER GÜNÜ” dolayısı ile TEŞEKKÜR BELGESİ;
15) 2002 Yılı, Kayseri Turizm ve Kültür Derneği’nin düzenlediği “9. DÜNYA ŞİİR GÜNÜ” dolayısı ile TEŞEKKÜR BELGESİ;
16) 2002 Yılı “ERCİYES AYLIK FİKİR VE SANAT DERGİSİNİN 300. SAYIYA ULAŞMASINI SAĞLAYAN YAZARLARINA”  TEŞEKKÜR
BELGESİ;
17) 2005 Yılı “Kayseri Turizm ve Kültür Derneği”, “Erciyes Aylık Fikir ve Sanat Dergisi”, “Çemen Şiir Dergisi”, “Yeniden Diriliş Kültür Ocağı Dergisi”Yönetim Kurulu Başkanlığının “AHMET’İN AKKIŞLASI”  kitabının çıkışına  TEŞEKKÜR BELGESİ;
18) 2007 Yılı Mustafa Kemal İlköğretim Okulu’nun düzenlediği ŞİİR DİNLETİSİ’nde  TEŞEKKÜR BELGESİ;
19) 2007 Yılı,Türkiye Yazarlar Birliği Kayseri Şubesinin düzenlediği Kültür Sanat Ödülleri çerçevesinde   “2007 YILI KAYSERİ KÜLTÜRÜNE HİZMET ÖDÜLÜ” ;
20) 2008 Yılı, Kayseri Turizm ve Kültür Derneği’nin düzenlediği “3.Dünya Şiir Günü” dolayısı ile TEŞEKKÜR BELGESİ;